ÇİFT KUTUPLU MONİZM: HOLOGRAFİK VE SİMÜLATİF EVRENLER

Author :  

Year-Number: 2026-Cilt: 4 Sayı: 2
Language : Türkçe
Subject : Eski Türk Dili; Eski Türk Edebiyatı; Türk Halk Edebiyatı; Yeni Türk Dili; Yeni Türk Edebiyatı
Number of pages: 104-119
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, din felsefesinin temel inceleme alanlarından uluhiyet tasavvuru bağlamında geliştirilen, ulu varlık ile evren arasındaki ilişkinin anlamlandırılması çabasının bir ürünü olan “Holografik ve Simülatif Evrenler” paradigmasının kavramsal içeriğinin izahı amacıyla hazırlanmıştır. Ele alınan temel problem, mutlak monist bir tözel birlik kabulüne karşın gözlemlenen ontik çokluğun imkânının nasıl açıklanacağıdır. Çalışmada bu sorunun cevabı için “Holografik Evren” ve “Simülatif Evren” olmak üzere iki temel kavram kullanılmıştır. Holografik evren; tüm zaman, mekân ve maddeyi içeriminde barındıran, her boyutu kapsamasına karşın hiçbir boyutta bulunmayan, “örtük düzen” olarak da tanımlanan temel ve nedensel öncelik sahibi bir gerçeklik kutbudur. Simülatif evren ise bu mutlak bütünün, sınırlı algı kapasitesine sahip “Cüzi Bilinçler” tarafından eksik ve parçalı idrak edilmesiyle beliren “açık düzen”, yani fenomenal dünyadır. Çalışmada, cüzi bilincin örtük düzendeki “holohareketler” ve “holosıçramalar” aracılığıyla zaman yanılsamasını oluşturduğu ve mutlak bütünlüğün hakikatini sınırlı ve göreli bir gerçeklik (simülasyon) olarak deneyimlediği ifade edilmektedir. Buna göre algılanan evren, kaynağı itibarıyla gerçek ancak algılanışı itibarıyla yanılsamalıdır. Gerçekliğin hem mutlak birliğini hem de algısal çokluğunu aynı anda temellendiren bu yaklaşım, “çift kutuplu monizm” olarak nitelendirilmiştir. Geliştirilen bu paradigma, uluhiyet-evren ilişkisine fiziğin ve mistisizmin din felsefesi ekseninde kesiştiği ontolojik bir zemin sunmaktadır.

Keywords

Abstract

This study was prepared to explain the conceptual content of the “Holographic and Simulative Universes” paradigm, developed in the context of divinity within the philosophy of religion, as an effort to make sense of the relationship between the divine and the universe. The problem addressed is how to explain observed ontological plurality despite the acceptance of an absolute monistic substantial unity. Two concepts are used to answer this question: the “Holographic Universe” and the “Simulative Universe.” The Holographic Universe is a fundamental, causally prior reality pole that contains all time, space and matter and encompasses every dimension while existing in none, also defined as the “implicate order.” The Simulative Universe is the “explicate order,” the phenomenal world arising from the incomplete perception of this absolute whole by limited “Particular Consciousnesses.” The study states that consciousness produces the illusion of time through “holomovements” and “hololeaps,” experiencing absolute wholeness as a limited, relative reality (simulation). Accordingly, the perceived universe is real in its source but illusory in its perception. This approach, grounding both the unity and plurality of reality, is characterised as “Bipolar Monism,” offering an ontological ground where physics and mysticism intersect on the axis of the philosophy of religion.

Keywords

Philosophy of Religion, Holographic Universe, Divinity-Universe Concept, Monism, Consciousness.


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics